Güven – ebilmek!

Güven - mek

Şu günlerde “Güven” kelimesinin çöpe atıldığını görmek beni huzursuz ediyor. Niye mi?… Bu kelime aslında bütün ekolojilerin (sosyolojik,ekonomik ve çevre ekolojileri gibi.) tanımlanmasında kullanılan en önemli fonksiyondur. “;

işte size örnekler;

– Ekonomi ‘den : faiz, dolar, borç, alacak, kar v.b.
– Sosyolojiden: Hiyerarşi, anlaşma,uzlaşma, savaş, barış, protesto v.b.
– Çevre – alt bileşeni biyoloji’den: antikor üretilmesi,
….. gibi.

Güven bu kadar önemliyse ne menem bir şey ki duyguların etkisi altında şekil değiştiren, varlığı veya yokluğu toplumun, ülkenin ve dünyanın kaderini belirleyecek kadar güçlü olabiliyor?

Gerçekten Güven Hesaplanabilir mi?

Güven dinamik bir duygu, direkt yada indirekt faktörlerle etkileşerek “li” veya “siz” ekleri alır, ve  anlamını pozitif veya negatif olarak tanımlar.

Bu duygusunun karmaşık bir sistemden oluştuğunu varsayar ve bu sistemin zaman içindeki davranış dinamiğinş incelediğimizde basit olarak aşağıdaki sonuca ulaşılır;

GÜVEN → {Samimiyet, Anlaşmazlık, Bedel, ..} ; bu fonksiyon, samimiyet, anlaşmazlık, bedel  gibi sosyal fonksiyonları çok etkilemektedir. Azalınca,

  • Samimiyet inanılmaz hızla yere çakılıyor,
  • Anlaşmazlık artıyor ve bedel ağırlaşıyor,

ilgilenenler için  “bazı” detaylar aşağıdaki grafiklerdedir. (Lütfen aşağıdaki bebeğin eline mouse unuzla dokununuz…)

 

 

 

İşte Size Örnek…

Gelin hayatımızdan bir örnekle işi daha açalım; Muhtemelen “Güven Bana” yarışmasını duyduğunuzu varsayıyorum. Bende Youtube da gezinirken haberdar oldum. İçimizdeki güvenle ilgili gerçekler:

39 bölüm de 39 çift, 78 yarışmacı (37 kadın,41 erkek) güvenle ilgili aldığı kararları incedim. 78 kişiden sadece %27 si (21 yarışmacı) güvenmiş… Peki sonuç ?

Güven

 “Güvenenlerin” sadece %20 si kazanmış… Yani 4 kişi… Peki “Güvenmeyenler”? Onlarında hemen hemen %50 si kazanmış gibi görünüyor. Yani güvenmeyenler daha  fazla kazanmışlar. Sonuç: Bence herkes kaybetmiş!  Bu yarışmanın popülerliği azalmış durumda (reytingler ve G-Trend’e göre)……Niye?….Olasılık:  “Güven”sizliğin popüler olmaması ve insanların “Güven”  arzusuna cevap veremediği için!…  Toplum hemen hemen her şeye şüpheyle baksa da, “Güven” duyma arzusu ağır basıyor. Buda insanın doğasından olsa gerek!…

Peki formülü?

Aşağıdaki paragrafı bence okuyun! Gerekirse birkaç kez… Mutlaka anlayacaksınız. Niye mi? Bence her vatandaş “Güven”le oynanmaması için elinden geleni kendi alanında yapmalı.!

İster bilinçüstümüzle, ister bilinçaltımızla  “Güven” i belli bir anatomi ile değerlendiririz. Genel kültürünüz için;

Sosyal  Güven (SG) 4  alt fonksiyon ile tarifleniyor : Bütünlük (b), Yetenek (y), Gerçekleştirebilme (g), Niyet (n) ve  şu genel formül ile hesaplanabiliyor;

F(SG)  =((b+y)*g)/n ; diğer bir değişle “Niyet” in ne olduğuna göre fonksiyon güvenli yada güvensiz olarak tarifleniyor. Peki bu değerlendirmeyi kim yapıyor?…. konuya taraf olmayan mı? ..yoksa… taraf olan mı? Formüle göre; % 50 taraf olana(!) göre hesaplarsan “Güven”ilir çıkabilir,  % 50 taraf olmayana göre hesaplarsanız ve her iki tarafın sonuçlarının farkı sıfıra yakın yada sıfır çıkarsa sonuç “Güven”ilmez çıkarabilir.  “Az veya çok”  gibi sıfatlar bu duygu için kullanılabilecek sıfatlar değildir,  her ne kadar Türkiye’de kullanımı bu yönde zorlansa da, ya güvenirsin ya da güvenmezsin!

Özet olarak şunu söylemek mümkün ; bir ülkede/toplumda/sosyal grupta , bir kararın, bir kişinin ya da bir düşüncenin %50  güvenilir bulunması, “tüme” göre  güvensiz olarak tanımlanır.

Aklıma rahmetli anneannemin bir sözü geldi, “…. güven uzun zamanda kazanılır,  ama kısa zamanda yitirilir, evladım…” demişti….