Tuzaklar Devam 3: Onaylanmak için kanıtlama tuzagı

trap-1Seçici tarafımız, kendimizi ( ya da savunduğumuz konuyu) onaylatma eğiliminden dolayı, karşıt delilleri eşit yoğunlukta almadan,  yani delilde seçicilik yaparak  durumu  arzu edilen şekilde anlamlandırma/ yargıya varma / sonuçlandırma.

 

Örnek 1:
Faaliyette olduğunuz sektöre yabancı yatırımcı çekmeyi   planladığınızı düşünelim. Genelde yeni firma veya yatırımcı  ülkeye yatırım yapmadan önce, davet aldığı  firmadan, sektör hakkında bilgi ister. Çoğunlukla yerel firmalar üçüncü kurumlara o sektör hakkında rapor hazırlatırlar. Görünüşte gayet masumanedir. Ancak yerel firma üçüncü firmadan hazırlayacağı raporun pazarı cazip gösterecek şekilde olmasını baştan (neredeyse) dikte ettirir (bu olay benim başıma 1995 yılında geldi.) Pazarı cazip gösterecek yakışıklı rakamlar, güzel yorumlar raporların içerisine yerleştirilir. Ancak bu raporun içerisine somut negatif göstergelerin ilave edilmemesi (eğer varsa!!) birkaç yıl sonra yatırım yapan firmanın 180 km hızla “gerçeğe” çarptığında anlaşılır ve pazara “güven” tepetaklak olur. Firma bir daha bu ülkeye gelmeyeceğine dair kesin karar alır. Sonuç: Ülke ekonomisi kaybeder. Halbuki baştan pozitif tarafların detaylandırıldığı gibi, negatif taraflarım da aynı yöntemle detaylandırılması gerekir.

Yani, seçilmiş delillerle bezenmiş raporlar değil, reel ve madalyonun iki yüzünü de gösterebilecek raporların hazırlanması hem uzun soluklu güvenin sağlanmasını hemde yatırımcı firmanın alternatif çözümler üretmesine zemin sağlamış olur. (NOT: ne olur bana biz zaten böyle yapıyoruz demeyin!…)

Örnek 2

Çocuğunuzun yeni IPHONE almak için ortaya atacağı “seçili deliller” gibi….. Gerisini siz hayal edin!